dünyada dört mevsim yaşayan ülkeler

LobeŞelalesi, zengin tabiatının yanında hemen yanı başında bulunan Kribi sahilindeki restoranlar, oteller ve plajıyla ziyaretçilerine Afrika’nın eşsiz güzelliklerini dört mevsim sunuyor. Ayrıca Kribi sahilinde bulunan yöresel kanolar, Lobe Şelalesi’ni yakından görme imkanı veriyor. Japonya’nın en temel ticaret politikası aracı tarifelerdir. Japonya’ya ithalatın çok önemli bir kısmı gümrük vergisinden muaf veya düşük tarife oranlarından gerçekleşmektedir. 2000 yılında uygulanan MFN (en çok kayırılan ülke) tarife haddi ortalaması % 6,5’tir. 2000 yılı itibariyle Uruguay Round’da tarife 2. Dubai: Lüks ve Alışveriş cenneti olarak bilinen Dubai, vizesiz seyahat edebileceğiniz, kışın gidilecek sıcak tatil yerinden biridir. 3. Maldivler: 1.200 adadan oluşan Maldivler, muhteşem plajlarıyla dünyanın her köşesinden dört mevsim turist çekmeyi başaran ada ülke, lüks konaklama seçenekleriyle dikkatleri üzerine Gulf Stream akıntısından dolayı İzlanda’da yazlar serin geçmektedir. Zaman zaman dondurucu soğuklar görülse de İzlanda her zaman soğuk değildir. Hatta bazen kış aylarının da güneşli geçtiği görülmektedir. Yine de ulaştığı rekor dereceler sebebiyle İzlanda da dondurucu havalarıyla meşhur dünyanın en soğuk 10 Sizden gelen soru: * 4 mevsimi de yasayan ülkeler? * Cevap: Dört mevsimi gören ülkeler Kutup bölgesinde ve ekvatora yakın olan bölgelerde 4 mevsim görülmez. Dört mev simin görüldüğü bölgeler genellikle kutup bölgesi ve ekvator arasında kalan ülkelerdir. Türkiye ne kutup bölgelerine nede ekvatora yakın bir yer olduğu için Rencontre Femme Pays De L Est Gratuit. misafir - 6 yıl önce Tek mevsim yaşayan ülkeler genellikle kutup bölgelerinde yada kutup bölgesi sınırında yer alan ülkelerdir. Birde ekvator çizgisinde yada ekvator çizgisine sıfır noktasında yeralan ülkelerdir. Ya devamlı surette kış mevsimini yaşarlar yada sadece yaz mevsimini. Örnek olarak Antartika verilebilir, grönland, ... BBC’de yer alan habere göre, bu yıl da 191 ülkedeki 14 bin kişiyle yapılan ankette en yüksek puan alan ülkeler belirlendi. İşte halkın cana yakınlığı ve yardımseverliği bakımından ilk beşe giren ülkeler… Yabancı bir ülkede yaşayanların oluşturduğu InterNations adlı sosyal kuruluş, her yıl bir anket yaparak üyelerinden o ülkede yaşamanın kolaylığı, ülke halkının sıcaklığı ve yardımseverliği gibi konularda puan vermelerini istiyor. Uganda Bu Doğu Afrika ülkesi cana yakınlık bakımından en yüksek notu aldı. Uganda’da yaşayan hiçbir yabancı bu konuda olumsuz puan vermedi. Uganda, her milletten insanı misafirperver karşılamasıyla biliniyor. Dört mevsim yazı, muhteşem bir doğası var. Hükümet istikrarsızlığı, trafik, eski araç kullanımından kaynaklı kirlilik, altyapı sorunları gibi sorunları olsa da, burada yaşayan yabancıların çoğu ülkeyi çok seviyor ve daha uzun süreli kalmak için iş sözleşmelerini uzatmak, hatta tamamen buraya yerleşmek istiyor. Yabancılar daha çok İngilizcenin yaygın konuşulduğu, uluslararası restoranlara sahip Kampala’da yaşıyor. Mahalleler arasında yerli veya yabancı ağırlıklı bir ayrım bulunmuyor. Gıda ve işgücü ucuz olduğundan yabancılar yüksek bir yaşam standardı sürdürebiliyor. Kosta Rika Bu Orta Amerika ülkesinde yaşayan 10 yabancıdan dokuzu halkın cana yakınlığından memnuniyetini dile getirirken sekizi de yabancılık hissine kapılmadığını söylüyor. Bu ülke hayat felsefesi “doyasıya yaşam” anlayışıyla ifade ediliyor. Bazıları ülkede eşitlik ve şeffaflığın sürdürülmesinde sosyalist hükümetin rolüne dikkat çekiyor. Burada İngilizce yaygın konuşulsa da İspanyolca öğrenmek yerli halkla ilişki kurmayı kolaylaştıracaktır. Kosta Rika, kültürünü anlamaya ve uygulamaya çalışanlara kucak açan bir ülke olarak görülüyor. Buradaki emekli yabancılar sahilde, çalışanlar ise iç bölgelerdeki San Jose yakınlarında yaşamayı tercih ediyor. Son 10 yılda ülkede hayat pahalılığının arttığı söyleniyor. Kolombiya Birçok yabancı Güney Amerika’daki bu ülkeyi kendi ülkesi gibi benimsemiş görünüyor. Ülkede yaşayan yabancı sayısı az olduğundan yerliler onlara turist gözüyle bakıyor ve sürekli memnun etmeye çalışıyor. Ülkenin ikinci büyük kenti Medellin’de yaşayan ve daha önce 40 ülke gezmiş olan William Duran, yabancılara hem aşinalık hem yenilik duygusunu dengeli bir şekilde birlikte hissettiren daha iyi bir ülke olmadığını söylüyor. Kolombiyalıların ne kadar şen ve yardımsever olduğunu anlatıyor. Ülkede çalışan yabancıların çoğu 8 milyon nüfuslu başkent Bogota’da yaşıyor. Trafik sorunundan dolayı işyerine yakın bir ev tutma tavsiyesi burada sık duyuluyor. Kolombiyada gıda ve hizmetleri oldukça ucuza almak mümkün. Yabancıların çoğu evine birkaç yardımcı alabiliyor. Fakat onların kazançları fazla olduğu için elektrik, su gibi hizmetler için daha fazla vergi ödüyor. Türkiye'nin 2023 vizyonu doğrultusunda en önemli hedeflerinden biri de turizm potansiyelinin artırılması, turist sayısının katlanması. Bu doğrultuda sağlam adımlar atan Türk turizm sektörü, geçtiğimiz yıl emeklerinin karşılığını aldı. Dünya Turizm Örgütü'nün 2019 yılının en çok turist ağırlayan ülkeleri sıralaması açıklandı. Turizmde 2019 yılında tüm zamanların rekorunu kıran Türkiye, gelen ziyaretçi sayısında bir önceki yıla göre yüzde 14 artışla, milyona yakın misafir ağırladı. YAZ-KIŞ TURİZM MERKEZİ Türkiye'nin turizm sektöründeki bu yükselişinin en önemli sebebpi, mevsim farketmeksizin dinamik turizm sektörü oluyor. Her mevsim tatil yapabilmenin en güzel yerlerinden olan Türkiye, yazın sahil kesimlerinde olduğu gibi, kışın da kar tatili yapılabilecek pek çok destinasyonu barındırıyor. Özellikle uygun fiyatlara kaliteli hizmet veren turistik tesisler, bu alanda yabancı misafirlerin, gezginlerin gözdesi konumunda. DÜNYA 6'INCISI AKTOB'dan yapılan açıklamada, Türkiye'nin 2019 yılında aldığı 50 milyonu aşkın ziyaretçi sayısıyla dünyanın en çok turist ağırlayan ülkeleri sıralamasında ilk 10'a girdiği ve 6'ncı sırada yer aldığı belirtildi. Dünya Turizm Örgütü verilerine göre 2019'da dünyada ziyaretçi sayısının 2018'e göre yüzde 4 artışla 1,5 milyarı aştığı belirtilen açıklamada, ziyaretçilerin ülkelere göre dağılımında Fransa'nın 90 milyondan fazla ziyaretçiyle en çok ziyaret edilen ülke olduğu kaydedildi. Fransa'yı milyon ziyaretçi ile İspanya izledi. Ziyaretçi sayısını oran olarak en çok artıran ülkeler Mynmar yüzde Porto Riko yüzde İran yüzde Özbekistan yüzde Karadağ yüzde Mısır yüzde olarak sıralandı. Artış oranına göre Türkiye, yüzde 14 artışla 14'üncü sırada yer alıyor. Akdeniz ülkeleri arasında ziyaretçi girişi artışında yüzde ile Mısır ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi yüzde 14 ile Türkiye, yüzde ile Tunus izledi. ARTANLAR-AZALANLAR UNWTO verilerine göre Orta Asya'nın popülaritesinin arttığına dikkat çekilirken, Özbekistan, Azerbaycan ve Kazakistan'ın en hızlı büyüyen ilk 20 turistik güzergah listesine girdiği ifade edildi. UNWTO, ziyaretçi sayısı artan ülkeler yanında ziyaretçi kaybı yaşayan ülkeleri de belirledi. Buna göre 2019'da en çok ziyaretçi kaybı yaşayan ülke Hong Kong oldu. Hong Kong'un ziyaretçi kaybı yüzde olarak açıklandı. ABD'nin ziyaretçi sayısı ise 2019 yılında yüzde düştü. EN ÇOK ZİYARETÇİ ALAN ÜLKELER Dünyanın en çok ziyaretçi alan ülkeleri ise şöyle "Fransa milyon, İspanya milyon, ABD milyon, Çin milyon, İtalya milyon, Türkiye milyon, Meksika milyon, Tayland milyon, Almanya milyon, İngiltere milyon." İstanbul'da Eylül ayında hava sıcaklıklarının yüksek seyretmesinin ardından İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen Türkiye'nin artık dört mevsimi yaşayan bir ülke olmadığını belirterek, turizm sektörü ve eğitim alanında yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi. Abone Ol Meteoroloji Genel MüdürlüğüMGM tarafından yapılan değerlendirmede 2020 yılı Eylül ayı ile 1981-2010 yılları arasındaki 30 yıllık dönemdeki Eylül ayları karşılaştırıldı. Buna göre, 30 yıllık dönemdeki eylül ayları ortalama sıcaklığı 20,5 derece iken, 2020 eylül ayı sıcaklığı 23,9 derece olarak gerçekleşti. Sıcaklık artışlarını değerlendiren İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, yaz mevsimine Eylül ve Mayıs aylarının dahil edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Sıcaklık değişimine baktığımız zaman genellikle son 30 yıllık verileri değerlendiririz ve bu sene ne olmuş ona bakarız. Genellikle baktığımız zaman İstanbul'da eylül ayında sıcaklık ortalaması 20,5 derece. Ancak bu sene 24 derece oldu. 3,5 derecelik bir artış var. Bu artış önemli. Sonbahar dediğimiz eylül ayının artık yaza dönük bir sıcaklıkta olduğunu görüyoruz. Demek ki, artık eylül ayını sonbahar ayı olarak değil, yaz ayı olarak bahsedeceğiz. İstanbul'da 10 gün öncesine kadar denize giriliyordu Karadeniz'de. Deniz suyu sıcaklığı 25 derece civarında. Bu zamanlarda onun 10-15 derece düşmesi gerekiyor. Bana göre artık eylül ve mayıs ayının da yaz mevsimine dahil edilmesi lazım. Yani 3 aylık yaz mevsiminin 5 aya çıkması lazım" dedi. "TÜRKİYE ARTIK 2 MEVSİMLİ BİR ÜLKE OLUYOR" Türkiye'de 'tropikal gece' olarak ifade edilen ve 20 derecenin üzerinde seyreden gece sayılarının arttığını belirten Prof. Dr. Şen, "Artık biz Akdeniz ikliminden çıkıyoruz. Yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlıydı. Artık bunu terk ediyoruz. Yarı kurak iklime doğru gidiyoruz. Küresel iklim değişikliğinden kaynaklanıyor. Bunun en tipik örneği de tropikal gece dediğimiz gecelerin yaşanması. Gece minimum sıcaklığın 20 derece üzerine çıkması durumudur. Bizde geceleri 20 derecenin üzerine çıkan günler çok arttı. Bu da yarı kurak iklime doğru gittiğimizi gösteriyor. Bahar ayları artık üçer aylık olmayacak. Kurak ve sıcak 5 aylık yaz mevsimi, bunun yanında ılık ve az yağışlı kış mevsimine doğru gidiyoruz. Türkiye artık 2 mevsim bir ülke oluyor. Sıcak bir yaz, ılık bir kış" ifadelerini kullandı. Sıcaklık değerlerinde meydana gelen değişimlerin ekonomi ve şehir yaşamına entegre edilmesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Şen sözlerini şöyle sürdürdü "Bazı sektörlerde düzenleme yapılmalı. Turizmde bundan sonraki yıllarda bu sıcaklıkların değerlendirilmesi gerekiyor. Eylül ayında bu sene okullar açılmış olsaydı çocuklar sıcaklarda zor şartlarda okula gidecekti. Yani okulların biraz daha geç açılması, turizm mevsiminin biraz daha uzaması. Yıllık izinlerin sadece yaz aylarında değil, sonbaharda verilmesi gibi bir takım düzenlemelerin artık yapılması lazım. Geç bile kalındı aslında. Bunların yapılarak Türkiye'nin daha verimli ve sürdürülebilir şehircilik, ekonomiye dönmesi lazım" DHA Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun İngiltere, Almanya , Portekiz, Ukrayna, Belçika, İsviçre, Hollanda, Polonya ve Avusturya gibi geçmişi gelecekle buluşturan önemli şehirlere sahip olan Avrupa ülkeleri ile özle konsepti tatiller planlayabilirsiniz. Doğanın ve tarihin sokaklarına sindiği bu ülkelerin şehirlerinde unutulmaz anılar İngiltere Birleşik Krallık'ı meydana getiren dört ülkeden en büyük ve merkezî olanı. Avrupa'nın batısında, Büyük Britanya adasında bulunur. İngiltere halkına İngilizler adı, 5. yüzyılda Saksonlarla birlikte adayı istila eden Cermen halkı Angluslardan İngilizce Angle kaynaklanır. Angleland Anglus diyarı olarak kullanılan isim, zamanla günümüzdeki şekline dönüşmüştür. Ülkeyi tanımlamak için Türkçede kullanılan İngiltere sözcüğü ise İtalyancadaki Inghilterra ve Fransızcadaki Angleterre adlandırmalarına dayanmaktadır. Terra; toprak, arazi anlamlarına gelmektedir. İngiltere adı günümüzde yaygın olarak uluslararası medyada ve zaman zaman da resmî düzeyde Birleşik Krallık veya Büyük Britanya anlamında kullanılır.[6] İngiltere kavramının siyasi, ekonomik ve kültürel efsanesi yaşamakla birlikte; kendi yerel hükümetleri olan İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın aksine günümüzde İngiltere isimli bir siyasî oluşum veya hükümet Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini kaplar. Kuzeyde İskoçya, Batıda Galler ile komşudur. Britanya takımadalarında Avrupa'ya en yakın olan ülkedir Fransa'dan en dar kısmı 52 km genişliğinde olan Manş Denizi ile ayrılır. Manş Tüneli, ülkeyi Avrupa Kıtası'na bağlar. Fransa-İngiltere sınırı, kanalın tam ortasından iklimi değişken bir yapıya sahiptir ve kışlar yumuşak yazlar serin geçer. "Gulf Stream" sıcak su akıntısı iklim üzerinde büyük kısmı alçak tepelerle kaplıdır. Ancak kuzeye doğru biraz daha dağlık bir görünüm alır, Pennine Dağları ülkeyi kuzeyden güneye doğru ikiye ayırır. Buna karşın dağlar fazla yükselmez. En yüksek nokta, 978 m. irtifadaki Scafell Pike zirvesidir.[8] Tepelik bölgeyle dağlık bölge arasındaki sınırı Tees-Exe hattının oluşturduğu kabul edilir. Doğuda düz bir bataklık bölge olan the Fens yer alır. Bataklığın büyük kısmı tarım amacıyla en büyük kentlerinin hangileri olduğu tartışmalı bir konudur. Sıralama "kent" kelimesinin farklı tanımlanmasıyla değişmektedir, oturdukları şehrin önemini yüksek göstermek isteyenler kendilerine uygun tanımı seçmektedir. Ancak hangi tanım esas alınırsa alınsın, Londra İngiltere'nin en büyük kenti olduğu gibi dünyanın da önemli kentleri arasındadır. Özellikle merkezi ve kuzey İngiltere'deki bazı kentler nüfus ve faaliyetler açısından önem taşır Manchester , Birmingham, Leeds, Liverpool, Newcastle, Sheffield, Bristol, Coventry, Leicester, Nottingham ve Hull en büyük doğal limanı merkezi güney kıyıda yer alan Poole'dür. Bu limanın, Avustralya'daki Sidney'den sonra, dünyanın en büyük ikinci doğal limanı olduğu iddia Almanya Orta Avrupa'da bir ülkedir. Kuzeyinde Kuzey Denizi, Danimarka, ve Baltık Denizi; doğusunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti; güneyinde Avusturya ve İsviçre; ve batısında Fransa, Lüksemburg, Belçika, ve Hollanda bulunur. Almanya km2'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır. Yaklaşık 83 milyon insanın yaşadığı ülke, Avrupa Birliği'ndeki en büyük nüfustur. Berlin başkent ve en büyük şehir, Bonn federal bir şehir. Diğer büyük şehirler Hamburg, Münih ve Köln. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra, dünyanın en çok göç alan ikinci ülkesidir. 100 yılından önce Cermen halkları Cermanya olarak isimlendirilen bölgede yaşamışlardır. 10. yüzyıldan 1806 yılına kadar Cermen bölgeleri Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. 16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu. Cermen halkı ilk olarak 1871'de Fransa-Prusya Savaşı sırasında ulus-devlet haline geldi. II. Dünya Savaşı sonrasında, 1949'da, Almanya savaşı kazanan devletler tarafından iki devlete bölündü. Bu iki devlet 1990 yılında birleşti. Batı Almanya daha sonra adı Avrupa Birliği olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun 1957'deki kurucu üyelerindendir. Birleşmeyle Doğu Almanya da 1993'te bu birliğe üye olmuştur. Almanya Schengen bölgesi'nin bir parçası ve Avrupa ortak para birimi Euro'yu 2002'de kabul etmiş bir federal parlamenter cumhuriyettir. On altı eyaletten oluşmaktadır Bundesländer. Başkenti ve en büyük şehri Berlin'dir. Almanya Birleşmiş Milletler'e, NATO'ya, G8'e üyedir ve Kyoto Protokolünü imzalamıştır. Almanya 2007 yılına göre, GSYİH'ye göre dünyanın 3. büyük ekonomisi ve en çok ihracat gerçekleştiren ülkesidir. Ülke dünyada gelişme için en çok bağışta bulunan ikinci ülke konumundadır. Buna karşın ülke, askeri harcama bütçesi olarak 6. sıradadır. Ülke, sosyal güvenlik sistemiyle yüksek yaşam seviyesine sahiptir. Almanya, Avrupa meselelerinde yüksek ülke nüfusu ve ekonomik gelişmişliğiyle dünya seviyesinde kilit rol oynamaktadır. Almanya birçok bilim ve teknoloji alanında lider durumda olarak kabul edilmiştir. AlmanyaPORTEKİZ Portekiz ya da resmî adıyla Portekiz Cumhuriyeti Avrupa'nın güneybatısında İber Yarımadası üzerinde yer alan, Avrupa Kıtası'nın en batısındaki ülkedir. Portekiz kuzeyden ve doğudan İspanya ile, güneyden ve batıdan da Atlas Okyanusu ile çevrilidir. Atlas Okyanusu'nun kuzey yarım küredeki bölümünde bulunan Azorlar ve Madeira takımadaları özerk yönetimleriyle birlikte Portekiz'in birer yıl boyunca Portekiz toprakları, ülkenin kültürünü, tarihini, dilini ve etnik yapısını etkileyen ve içlerinde Fenikeliler, Yunanlar, Romalılar, Cermenler, ve Endülüs Emevileri'nin de bulunduğu çeşitli medeniyetlerin geçişine tanık olmuştur. 5. yüzyılda Portekiz ülkesi Douro Nehri'nin ağzındaki Portu günümüzdeki Porto şehri ile Cale günümüzdeki Vila Nova de Gaia şehirlerine istinaden Latince Terra Portucalis diye anılıyordu. 1093 yılında Kastilya ve Leon Kralı VI. Alfonso, krallığının güneybatısındaki toprakları Henrique de Borgonha'ya vererek Portus Cale Kontluğu 'nu kurdu. Comes Portucalensis denen bu kontluk sonraki yıllarda bağımsız bir krallığın doğuşuna sahne olmuştur. 15. ve 16. yüzyıllarda Brezilya'dan Filipinler'e uzanan Portekiz İmparatorluğu dünyanın önde gelen ekonomik, politik ve kültürel güçlerinden biriydi. 20. yüzyılda imparatorluğun sona ermesiyle birlikte Portekiz Avrupa'ya dönmüştür ve günümüzde dengeli demokratik yapısıyla Avrupa Birliği'nin bir parçasını anakarada bulunan toprakları, en büyük nehri olan Tejo Nehri ile ikiye bölünür. Kuzey kısmı içeride düzlükler barındıran ve dört yerde kesintiye uğrayarak tarıma elverişli alanlar yaratan dağlık bir bölgedir. Tejo Nehri ile Algarve arasındaki güney kısmı genelde serin ve yağmurlu bir iklime sahip kuzeyden daha ılık ve kuru bir iklime sahip ovalardan oluşur. Alentejo'dan dağlarla ayrılan Algarve bölgesi ise Fas ve Güney İspanya'ya benzer bir Akdeniz iklimine Adaları ve Madeira Orta Atlas Okyanusu üzerinde yer alır. Bu adaların bazıları 1957 yılı gibi yakın geçmişe kadar volkanik olarak etkindi. Portekiz'in en yüksek noktası Pico Adası'nda bulunan m. yüksekliğinde eski bir yanardağ olan Pico Dağı' Ukrayna , Doğu Avrupa'da bir ülke. km² yüz ölçümüyle tamamı Avrupa'da olan en geniş ülkedir. Doğusunda ve kuzeydoğusunda Rusya, kuzeybatısında Beyaz Rusya, batısında Polonya, Slovakya ve Macaristan, güneybatısında Romanya ve Moldova ile kara sınırı vardır. Ayrıca güneyde Karadeniz ve Azak Denizi'ne kıyısı yasama, yürütme ve yargının ayrı olduğu, yarı başkanlık sistemi ile yönetilen bir üniter devlettir. Başkenti ve en büyük şehri Kiev'dir. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana Ukrayna, yedek ve yarı askerî güçler de hesaba katıldığında Rusya'nınkinin ardından Avrupa'daki en büyük ikinci silahlı kuvvetlere sahiptir. km² mi² yüz ölçümü ve km mi kıyı şeridi ile Ukrayna, dünyadaki en geniş 46. ülkedir. Tamamı Avrupa'da olan en geniş ülke ve Avrupa'daki en geniş ikinci ülkedir BELÇİKA Belçika , resmî adıyla Belçika Krallığı, Batı Avrupa'da bulunan bir devlettir. Avrupa Birliği'ne üye ve birliğin ve NATO gibi bazı uluslararası organizasyonların merkezlerini barındırır. 30,528 km²'lik bir alanı kaplayan ülkenin nüfusu yaklaşık 11,4 milyon ve Latin dünyası arasında bir sınır oluşturan Belçika'da Felemenkler tarafından Felemenkçe, Valonlar tarafından Fransızca ve küçük bir Alman grup tarafından Almanca konuşulur. Belçika federal bir devlet yapısına sahip olup Felemenkçe'nin resmî dil olduğu Flaman Bölgesi, Fransızcanın resmi dil olduğu Valon Bölgesi ve her iki dilin de resmî dil sıfatını taşıdıkları Brüksel Başkent Bölgesi'nden oluşur. Son olarak, tamamı Valon Bölgesi'nin sınırları içinde kalan ve Almanya'ya komşu Almanca konuşan küçük bir topluluk, Valon bölgesine bağlı olmakla birlikte bazı alanlarda özerkliğe sahiptir ve yaşadıkları bölgede Almanca resmi dildir. Belçika'nın dilsel çeşitliliği ve bununla ilgili politik ve kültürel anlaşmazlığı, Belçika tarihine ve yönetim sistemine yansımıştır. Belçika adı, Kelt ve Cermen karışımı bir halk olan Belgae'lerin yaşadığı, Roma eyaleti Gaul'ün en kuzeyindeki Gallia Belgica'dan kaynaklanır. Belçika, Hollanda ve Lüksemburg tarihsel olarak Benelüks'ten daha büyük bir alanı kaplayan Alçak Ülkeler diye anılır. Orta Çağ'ın bitiminden 17. yüzyılın başlarına kadar ticari ve kültürel açıdan bir refah merkezi olan ülke 16. yüzyıldan 1830'daki Belçika Devrimi'ne kadar Avrupa güçleri tarafından birçok muharebeye sahne olarak Avrupa'nın savaş alanı olarak tanımlanmış. ve bu unvanı I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı ile de üzerine ülke hevesle Endüstri Devrimi'ne katılmış ve 20. yüzyıl boyunca Afrika'da birçok koloni kurmuştur. Belçika'da 20. yüzyılın ikinci yarısına ise bir yandan Felemenkler ve Frankofonlar arasındaki çatışma diğer yandan Flaman ve Valon Bölgeleri arasındaki eşit olmayan ekonomik gelişme damgasını vurmuştur. Bu hala devam eden çatışmalar ülkede üniter devlet yapısından federal devlete doğru bir dizi reformun yapılmasına neden İsviçre federal otoritelerin merkezi Bern ile birlikte 26 kantondan oluşan federal cumhuriyet. Batı Avrupa'da bulunan ülkenin kuzey sınırında Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya, ve doğusunda Avusturya ile Lihtenştayn yer denize kıyısı olmayan, Alpler, İsviçre Platosu ve Jura Dağları arasında bölünen, km² yüzölçümüne sahip bir ülkedir. Alpler toprakların daha fazla bölümünü işgal ederken, yaklaşık 8,5 milyon insandan oluşan İsviçreli nüfus çoğunlukla en büyük şehirlerin bulunduğu platoda yoğunlaşmıştır. Bu şehirlerin arasında iki küresel kent ve ekonomik merkez olan Zürih ve Cenevre de vardır. İsviçre Konfederasyonunun uzun bir silahlı tarafsızlık tarihi vardır -1815 yılından bu yana uluslararası bir savaş durumu olmamıştır- ve 2002 yılına kadar Birleşmiş Milletler'e katılmamıştır. Yine de etkin bir dış politika sürdürmektedir ve sıklıkla dünya çapında barış kurma girişimlerine katılır. İsviçre aynı zamanda Kızılhaç'ın doğduğu ülkedir ve ikinci büyük BM merkezi de dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası organizasyonun ev sahibidir. Avrupa seviyesinde, Avrupa Serbest Ticaret Birliğinin kurucu üyelerindendir ve Schengen Bölgesinin bir parçasıdır – yine de dikkate değer olarak Avrupa Birliğinin ve Avrupa Ekonomik Alanının bir üyesi kişi başına düşen net olmayan yerli ürün bakımından dünyadaki en zengin ülkelerden biridir ve her bir yetişkin için en yüksek malvarlığına finansal ve finansal olmayan sahiptir. Zürih ve Cenevre sırasıyla dünyadaki ikinci ve sekizinci yaşam kalitesine sahip şehirler olarak sıralanmaktadır. Nominal GSYİH bakımından dünyanın on dokuzuncu, satın alma gücü paritesine göre otuz altıncı büyük ekonomisine sahiptir. Malların ihracatında yirminci, ithalatında on sekizinci dil ve kültür açısından dört ana bölgeye ayrılabilir Almanca, Fransızca, İtalyanca konuşulan bölgeler ile Romanşça konuşulan vadiler. Bu nedenle, çoğunluğunun Almanca konuşmasına karşın ortak etnik ya da ortak dile bağlı bir İsviçre ulusundan sözedilemez. Ülkeye duyulan güçlü bağlılık duygusunun kaynağı ortak tarihsel zemin, federalizm ve doğrudan demokrasi gibi paylaşılan değerler ve kendini Alplerde yaşayanlar olarak tanımlama üzerine kurulmuştur. İsviçre Konfederasyonu'nun kurulması geleneksel olarak 1 Ağustos 1291 olarak kabul edilir ve her yıl yıldönümünde İsviçre Ulusal Günü Hollanda , Hollanda Krallığı'nı meydana getiren dört ülkeden biri. Topraklarının çok büyük bir kısmı Batı Avrupa'dadır, ayrıca Karayipler'de üç adası kuzey ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda ise Almanya ile komşudur. Hollanda'nın Rotterdam kenti, Avrupa'nın en büyük limanlarından meşruti monarşi ile yönetilen bir Avrupa ülkesidir. Hollanda nüfus yoğunluğu fazla olan bir ülkedir. Ülke topraklarının çoğunluğu deniz seviyesinin altındadır. Hollanda Avrupa Birliği, NATO, OECD üyesidir. Hollanda aynı zamanda Schengen Bölgesi ve Benelüks topluluğunun bir parçasıdır. Belçika ve Lüksemburg ile birlikte Benelüks ülkelerini oluşturan 3 ülkeden biridir. Ayrıca Kyoto Sözleşmesi'ni imzalamıştır. Ülke Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne, Uluslararası Adalet Divanı'na Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne ve Europol'e ev sahipliği özellikle peynirleri, yel değirmenleri, bisikletleri, laleleri, Holştayn adı verilen inekleri ve sosyal hakları ile tanınır. Hollanda'da eşcinsel evlilik üç büyük nehir tarafından iki ana bölgeye bölünür. Bu nehirler Ren ve onun ana kolları olan Waal ile Meuse nehirleridir. Bu nehirler tarihte derebeylikler arasındaki sınırı oluşturduğundan birtakım kültürel farklılıklara yol güneybatısı bir nehir deltasıdır ve Scheldt Nehri'nin iki kolu buradan denize dökülür. Ren nehrinin sadece bir kolu kuzeydoğuya doğru akar, bu da IJssel Nehri'dir ve IJsselmeer'e dökülür. Bu nehir de dil açısından bir bölünme yaratır, nehrin doğusunda yaşayanlar Hollanda Aşağı Saksoncası ağzını konuşurlar. POLONYAPolonya, Orta Avrupa'da bulunan bir ülke. Komşuları, batıda Almanya, güneybatıda Çek Cumhuriyeti, güneyde Slovakya, kuzeydoğuda Rusya ve Litvanya, doğuda Beyaz Rusya, güneydoğuda Ukrayna ve kuzeyde Baltık Denizi'dir. Ülke km²'lik yüzölçümüyle Avrupa'nın dokuzuncu, dünyanın altmış dokuzuncu büyük ülkesidir. Yaklaşık 38,5 milyonluk nüfusuyla dünya sıralamasında en kalabalık 33. her yıl artan turist sayısı nedeniyle küresel turizm pazarında önemli bir yere sahiptir. Polonya'da turizm, ülke ekonomisinde özel bir paya sahiptir. En popüler şehirler; Kraków, Varşova, Wroclaw, Gdansk, Poznan, Szczecin, Lublin, Torun, Zakopane, Wieliczka'daki Tuz Madeni ve Oswiecim'deki Auschwitz-Birkenau Alman Nazi toplama kampıdır. En iyi eğlence yerleri arasında Polonya'nın Masurian Göl Bölgesi, Baltık Denizi kıyısı, Tatra Dağları Karpatlar'ın en yüksek sıradağları, Südetler ve Bialowieza Ormanı bulunmaktadır. Polonya, 2012 yılında Dünya Turizm Örgütü'nün sıralamasında ülkeye gelen turist sayısıyla 17. sırada yer aldı. Polonya, 2004 yılında Avrupa Birliği'ne katıldıktan sonra birçok kez turistler tarafından ziyaret edilen bir ülke olmuştur. Doğası, tarihi yerleri ve kültürel etkinlikleri Polonya'ya turist çekiyor. Bu durum her yıl milyonlarca turistin ülkeyi ziyaret etmesiyle sonuçlanıyor. Turist Enstitüsüne göre 2006 yılında 15,7 milyon turist, 2007 yılında ise 15 milyon turist ülkeyi ziyaret etti. 2012 yılında Polonya'yı 13,5 milyon turist ziyaret etmiştir 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası için gelen kişi sayısı bu istatistiklere dahil değildir. 2013 yılında 15,8 milyon, 2016 yılında ise 17,5 milyon turist Polonya'yı ziyaret Avrupa'da denize kıyısı olmayan, dokuz eyaletten oluşan ülke. Batıda Lihtenştayn ve İsviçre, güneyde İtalya ve Slovenya, doğuda Macaristan ve Slovakya, kuzeyde ise Almanya ve Çek Cumhuriyeti ile komşudur. Avusturya Batı'da Konstans Gölü'nden doğuda Neusiedl Gölü'ne kadar uzanır. En doğu noktasından en batı noktasının uzaklığı 570 kilometre, en kuzey noktasından en güney noktasının uzaklığı yaklaşık 300 Alpler üzerinde kurulmuş bulunduğundan ülkenin aşağı yukarı dörtte üçü dağlık arazidir. Kuzeyde ülkeyi batıdan doğuya kateden Tuna Nehri'nin ülkedeki uzunluğu 350 kilometredir. Bu kısımlar en alçak yerlerdir. Alpler Avusturya'da ülkeyi batıdan doğuya doğru üç sıra halinde kaplamışlardır. Ülkenin en yüksek dağı 3798 m ile "Grossglockner" bakımından çok zengin olmasına rağmen bu göller çok küçüktür. En büyük gölü Neusiedl Gölü'dür ki, yüzölçümü 320 km² dir. Bunun bir kısmı da Macaristan'a dağları, ormanları ve vadileri yaz ve kış aylarında ideal tatil yerleridir. Göller, dağlar ve vadiler, çeşitli sporları ile ünlüdür. Viyana ise müzik, güzel sanatlar ve tarihi eserlerin merkezidir. Operalar, sanat galerileri bale gösterilerinin verildiği salonlar başşehirde toplanmıştır. Kış aylarında binlerce ziyaretçi, kayak yapmaya Avusturya'ya gelmektedir. Hollanda Almanya Belçika Avrupa Turizm Gündem Güncel Haberler

dünyada dört mevsim yaşayan ülkeler